«

»

May 10

Terk Edilme Acısı

Terk edilen birisi neler yaşar? Terk edilmenin fiziksel olarak yaşanan acıyla aynı derecede etki yarattığı kanıtlandı. Dünyayı görme biçimimiz değişir; renkler soluk, hayat anlamsızdır artık. Peki bir anda dünyamızı tersine döndüren şey ne? Bize dünyayı böyle gösteren hangi hormonlar?

Bir ilişkinin bozulmasının ardından korkunç şeyler yapmanın da bilimsel bir nedeni var. Aslında bütün sorumlu, içerisinde bulunduğunuz bu duygusal durum sürecinde sisteminiz boyunca akan hormonlarımız. Ve ironik bir biçimde bu hormonlar, aşık olduğumuzda bizi delicesine mutlu yapan hormonlarla aynı hormonlar.

Her şeyden önce, bir kalp kırılmasının gerçekten de acı verici olduğu gerçeğini itiraf edelim. Yapılan MRI taramaları (beyin görüntüleme), yeni bir terkedilme vakası yaşamış insanların beyinlerinde, fiziksel acıyı kaydeden bölgedeki aktivitenin normalin üzerinde olduğunu gösteriyor.

Bu durum; nefes darlığı, mide bulantısı ve bazı durumlarda ölümcül olabilen, kalp kasının zayıflaması gibi her türlü fiziksel belirtilere yol açabilen, kortizol ve adrenalin gibi stres hormonlarının salınımını tetikler.

Beynimize geri dönelim, çünkü sistemimiz boyunca akan yalnızca bu stres hormonları değildir. 2010 yılında New York’taki Rutgers University’den araştırmacılar, yeni terkedilmiş ancak hala yoğun bir aşk besleyen 10 kadın ve 5 erkek bireyden MRI makinesi içerisine girerek eski sevgililerinin fotoğraflarına bakmalarını istediler. Bu durum, yeni ayrılmış ve hali hazırda acı çeken birisine yapılabilecek en kötü işkence gibi görünebilir ancak aynı zamanda da terkedilmişliğin nöroloji bilimine (sinirbilim) dair bazı büyüleyici bakışlar sağladı.

Birisine fena halde vurulduğunuzda, bu durum beyninizdeki “ödül” nöronlarını aktif hale getirir ve bu da iyi hissetmenize sebep olan dopamin hormonunun salgılanmasını tetikler.

Ancak dopamin ile ilgili bir şey var ki; o da, geriye sürekli daha fazla isteyen bir beyin bırakmasıdır. Bu da, onsuz olamayacağınız hissinin yer aldığı yeni bir aşka dair obsesif (takılı kalma) olma durumumuzu açıklıyor.

Bir ilişki içerisinde olduğumuzda beynimiz sonunda daha stabil bir dokuya sahip oluyor, fakat yine de sevdiğimizin yanında olmak durumuna dair bir dopamin beklentisine giriyor. Ve bu kişi sizden aniden uzaklaştığında, geriye bir sonraki dopamin salgısı için bekleyen bir beyin kalıyor. Bu sonuç, yeni bir aşk fazına obsesiflik durumuna çok benziyor fakat çok kötü bir şekilde seyrediyor. Beynin ödül sistemleri hala kendi romantik “tamircisini” bekliyor, fakat bekledikleri yanıtı alamıyorlar. Ve tıpkı uyuşturucu bağımlılığına batmış bir kimse gibi, yanıt almak için daha fazla istek uyandırıyorlar. Çünkü ödül sistemleri beynimizin ana bölümlerinden birisidir. Aynı durum, açlık ve susama gibi durumlarda bilinç filtremizi pas geçerek dopamin isteğimizi gidermek için sonunda çılgınca şeyler yapmamıza sebep oluyor.

Eski sevgilinizin fotoğraflarına bakmadan tıkınırcasına yemek içmek geçici olarak işe yarıyor, fakat günün sonunda beynimiz, kendisini yeniden yapılandırmaya ihtiyaç duyuyor. Ve bu yılın başında yapılan bir araştırmaya göre; bu durum ortalama üç ay sürüyor.

Saint Louis University’den kriminolog Brian Boutwell yaptıkları araştırmaya dair bir açıklamasında şöyle diyor: “Doğal seçilim ile şekillenen beynimizde, bizi hayatımızın fırtınalı dönemlerinden çekip alan bir mekanizma mevcut. Bu mekanizma bize; insanların iyileşeceğini, acının zamanla kaybolacağını yani tünelin sonunda bir ışık olduğunu gösteriyor.”

Ve ister inanın ister inanmayın, mevcut sorunu başka insanlarla paylaşmak bu durumdan daha hızlı kurtulmanıza yardımcı oluyor.

İlgili Makaleler

Tunç Tataker - Uzman Psikolojik Danışman
1973 Ankara doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladıktan sonra birincilikle girdiği Dokuz Eylül Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık bölümünden yine derece ile 2000 yılında mezun oldu. Psikolojik Danışmanlık alanında 2003'te Yüksek Lisans ve 2006'da Doktora programlarını tamamladı. Bir süre M.E.B. Rehberlik ve Araştırma Merkezi'nde çalıştıktan sonra 2006 yılında TATAKER Psikolojik Danışmanlık Merkezini kurdu. Çalışmalarını halen Bağdat Caddesi Kadıköy İstanbul'da yer alan kendi ofisinde sürdüren Tunç TATAKER, evli ve iki çocuk babasıdır.

Yorum Ekle..

error: © Tüm Hakları Saklıdır