Menü Kapat

Psikolojik Danışmanlık

Psikolojik Danışmanlık Nedir?

Yaşam alanlarımızla ilgili (aile, evlilik, ilişki, iş yaşamı, eğitim süreci, arkadaşlıklar, cinsellik, iç dünyamız vb.) bazı psikolojik sorunlar veya sıkıntılar yaşadığımızda ve bu sorunları çözmekte kendi başa çıkma mekanizmalarımız yetersiz kaldığında veya ne yapacağımızı bilemediğimizde, hem birinin bizi anlamasına hem de bize akılcı ve objektif şekilde yol göstermesine ihtiyaç duyarız. İşte böyle durumlarda psikoloji eğitimi almış bir uzman tarafından sunulan profesyonel desteğe Psikolojik Danışmanlık veya Psikolojik Destek denir.

Ne Zaman Almalıyız?

Psikolojik destek almak için mutlaka kronikleşmiş veya birikmiş sorunlarımız olması gerekmez. Gelişmiş toplumlarda neredeyse her bireyin zaman zaman gidip danıştığı, içini döktüğü ve bazen de akıl aldığı bir psikolojik danışmanı bulunmakta.

Psikolojik Danışmanlık, toplumumuzda ise büyük bir kesimin halen ön yargıyla baktığı ve sorunlar içinden çıkılmaz bir hale geldiğinde, son noktada başvurduğu bir destek türüdür ne yazık ki. Siz siz olun, eğer imkanınız varsa ayda bir kez de olsa güvendiğiniz bir uzmanla düzenli görüşün derim.

Ne Zaman Psikolojik Destek Almalıyız?
  • Geleceğe yönelik karamsarlık, umutsuzluk duygularımız yoğunsa
  • Duygusal veya ruhsal bir çökkünlük-bıkkınlık içindeysek
  • Ölüm düşüncesi sık sık aklımıza gelmeye başladıysa
  • Uyku düzenimiz bozulmaya başladıysa (aşırı uyuma veya uyuyamama)
  • Yeme düzenimiz bozulmaya başladıysa (kilo alma veya kilo kaybı)
  • Yaşam seçimlerimizle ilgili önemli bir karar aşamasındaysak ancak ne yapacağımızı bir türlü bilemiyorsak, (evlenme, boşanma, ilişki, iş değiştirme, şehir değiştirme, sosyal ilişkiler vb.)
  • Kendimize ve çevremize zarar vermeye başladıysak
  • Önemli bir konuda, hayatımızın dışında olan bir profesyonelin objektif bakış açısına ve yönlendirmesine ihtiyaç duyuyorsak
  • Kaygı, korku, huzursuzluk ve endişe karışımı duygular yaşıyorsak
  • Öfkemizi kontrol edemiyorsak
  • Bir profesyonelin bizi anlamasına ve yol göstermesine ihtiyaç duyuyorsak
  • Duygu ve düşüncelerimiz, iç dünyamız karıştıysa
  • Art arda yanlış seçimler yapmaya başladıysak
  • Odaklanma ve hafıza sorunları yaşamaya başladıysak
  • Geçmişten gelen ve halen çözümleyemediğimiz “BİTMEMİŞ İŞLERİMİZ” varsa
  • Özgüvenimiz ve benlik saygımız düşükse
  • Kendimizi daha iyi tanımak ve anlamak istiyorsak
  • Sadece içimizdekileri paylaşıp anlaşılmak ve rahatlamak istiyorsak
  • Yaşamda bize deneyimleriyle en sağlıklı ve doğru olan yolu gösterecek, güvenilir bir profesyonele ihtiyaç duyuyorsak

…yukarıdaki maddelerden bir ya da bir kaçını yaşıyorsanız en yakın zamanda güvendiğiniz bir uzmandan psikolojik destek almaya başlamalısınız.

Kimler İçin Faydalıdır?

Sorunlarınız ister ağır ister hafif olsun psikolojik danışmanlık desteği doğru uzmandan aldığınız sürece mutlaka size bir fayda sağlayacaktır. Ancak özellikle aşağıdaki sözlerden birini kendinize söylüyorsanız sizin için daha da faydalı olacaktır.

Psikolojik Danışmanlık Kimler İçin Faydalıdır?
  • Önemli bir konuda sağlıklı karar almak istiyorum
  • İlişkimle ilgili bazı sorunlar yaşıyorum ve bir uzmanın görüş ve önerilerine ihtiyacım var
  • Evliliğimle ilgili bazı sorunlar yaşıyorum ve bir uzmanla konuşmaya ihtiyacım var
  • İşimle ilgili bazı sorunlar yaşıyorum ve bir uzmanın görüş ve önerilerine ihtiyacım var
  • Zor şeyler yaşadım ve yaşadıklarımı bir psikologla paylaşmak istiyorum
  • Son zamanlarda pek iyi hissetmiyorum ve bir uzmanla konuşup sorunlarımı tanımlamak ve çözmek istiyorum
  • Kendimi, ne istediğimi, ne hissettiğimi daha iyi anlamak ve tanımlamak istiyorum
  • Bu aralar pek sağlıklı düşünemiyorum ve bir uzmanın objektif görüşlerine ihtiyacım var
  • Ciddi bir sorunum yok ancak gizlilik ilkesi içinde güvendiğim bir uzmanla ara sıra dertleşmek istiyorum

…diyorsanız psikolojik danışmanlık desteği sizin için son derece faydalı olacak demektir.

Bazen psikolojik destek almak isteriz ancak hangi uzmana gideceğimize bir türlü karar veremeyiz. Psikoloğa mı gitmeliyiz yoksa psikiyatriste mi? Karar versek bile bu sefer de uzman seçiminde kararsız kalabiliriz. Bu yazım hangi uzmana gitmeniz gerektiğini seçmenizde sizlere faydalı olacaktır.

psikolog mu psikiyatrist mi

Psikiyatrist : Üniversitelerin Tıp Fakültesinden mezun olduktan sonra TUS’a (tıpta uzmanlık sınavı) girerek psikiyatri alanında 4 yıllık uzmanlık eğitimini tamamlamış tıp doktorlarıdırlar. Psikolojik sorunlarda ilaç tedavisi uygulama yetkisine sadece psikiyatristler sahiptirler. Çalışma alanları genellikle akıl hastalıkları ve ruhsal bozukluklardır (patolojiler). Çok az psikiyatrist kendisini psikolojik danışmanlık veya psikoterapi konusunda geliştirmiştir. Ülkemizde bir çok psikiyatrist ne yazık ki sadece ilaç tedavisine yönelmektedir.

Psikolojik Danışman ve Psikolog : Üniversitelerin 4 yıllık psikolojik danışmanlık ve psikoloji bölümlerinden mezundurlar. Çalışma alanları genellikle normal sınırlar içerisindeki psikolojik ve yaşamsal sorunlardır. Yüksek lisans ve doktora yaparak belirli bir alanda uzmanlaşırlar. (çocuk psikolojisi, gelişim psikolojisi, klinik psikoloji, evlilik ve ilişki terapisi, cinsel terapi vb.)

  • Destek alacağınız uzmanı doğru seçmeniz sorununuzun sağlıklı çözümlenmesi açısından son derece önemlidir. Bireyler uzman seçiminde daha çok sezgisel hareket etmekte ve bazı önemli kriterleri gözden kaçırmaktadırlar. Bu da bireylere sorunlarının çözümünde zaman kaybettirmektedir.

  • Psikolojik destek alacağınız uzmanın etiketi ve konumu ne olursa olsun en önemli iki faktör, uzmana duyacağınız güven ve uzmanın kişiliğine ısınmış olmanızdır ki ben buna “doku uyuşması” diyorum. Güven duyamadığınız ya da kişiliğine ısınamadığınız bir uzmana iç dünyanızı açmanız mümkün olamayacağı gibi, onunla kuracağınız ilişki de ilerlemeyecektir.

  • Uzman gerek mesleki yaklaşımıyla gerekse yaşam tarzıyla size güven verebilmeli.

  • Temel psikoloji lisans eğitimi olmayan ve bir kaç aylık sertifika programlarıyla psikolojik sorunları çözebileceğini iddia eden kişilerden uzak durmalısınız (aşk doktoru, yaşam koçu, nlp uzmanı, reiki uzmanı, mistik kişiler vb.) Temel psikoloji eğitimi olmayan kişiler sizdeki bir patolojiyi veya ruhsal bozukluğu tetikleyebilir ve sizi psikolojik açıdan çok daha kötü bir noktaya taşıyabilir.

  • Psikolojik sorunlar maddi açıdan kullanılmaya son derece açıktır ve ne yazık ki bir çok uzman mesleki fayda sağlamaktan çok ticari kaygılarıyla hareket etmektedir. Ticari yaklaşımı ön planda tutan uzmanlardan uzak durmalısınız.

  • Mümkünse gitmeyi düşündüğünüz uzmandan daha önce destek almış gerçek kişilerin uzmanla ilgili görüş ve düşüncelerini incelemelisiniz. Bu anlamda en güvenilir ve etik kurallara uygun çalışan web sitesi olan tavsiyeediyorum.com sitesini inceleyebilirsiniz.

Psikolojik Destek Almakla İlgili

Yıllar içinde pek çok danışanımdan duyduğum, terapiye gelmeden önceki bazı hatalı düşüncelerini sizlerle paylaşmak istedim. Çoğunun düşüncelerini değiştirmesi yıllar aldı ve yaşamlarının en güzel yılları, hatalı düşünceleri nedeniyle psikolojik sorunlarıyla boğuşmakla geçti. Destek almaya başladıktan sonraysa hepsinin söylediği ortak sözler şunlardı : “Keşke geçmişte öyle düşünmeseymişim

psikolojik mitler (yanlış inanışlar)
  • Ben deli miyim neden psikoloğa gideyim ki? : Gerçekten çok doğru bir düşünce. Hangimiz deliyiz ki 🙂 Şaka bir yana bu çok sık karşılaştığım yanlış bir düşünce tarzı. Bizler akıl hastalıklarıyla ilgilenmiyoruz. Akıl hastalıkları daha çok psikiyatristlerin uzmanlık alanına girmektedir. Akıl hastalığı kişinin gerçekliği kısmen ya da tamamen yitirdiği durumlardır. Akıl hastası olan bir insan bırakın randevu alıp bir psikoloğa gitmeyi normal yaşamını bile sürdürmekte zorlanır. O yüzden ön yargılı bu tip düşüncelerden kurtulmanızı ve eğer yaşamsal veya psikolojik bir sorun yaşıyor ve kendi başınıza çözmekte zorlanıyorsanız psikolojik destek almaya başlamanızı öneririm.

  • Psikoloğa gidip paramı boşa harcayamam : Psikolojik sorunlar dışarıdan gözle görülmezler ancak bize yanlış seçimler yaptırırlar ve biz bu seçimlerin bedellerini maddi manevi ağır bir şekilde öderiz genellikle. Psikolojik bir sorununuz nedeniyle uğrayacağınız maddi manevi kayıplarla kıyaslandığında bir uzmana ödeyeceğiniz bir kaç seanslık ücret hiç bir şeydir.​

  • Ben de bir sorun yok ki sen git psikoloğa : Bu sözleri de genellikle malesef erkekler söylemektedirler. Ama terapilerimden çok iyi bilmekteyim ki genellikle sorunun asıl kaynağı olan kişiler bu tür sözleri sarf edenlerdir. İşin özünde bize daha çok hasta insanlar değil, hasta insanların hasta ettiği kişiler gelir.

  • Daha önce psikoloğa gitmiştim, hiç bir işe yaramadı : Her meslek grubunda olduğu gibi ne yazık ki bizim meslek grubumuzda da işini doğru yapmayan ve insanları kullanan kişiler var. Daha önce bir iki olumsuz psikolog deneyimi yaşadığınız için bu deneyimi tüm uzmanlara genellememelisiniz. Kendiniz için doğru uzmanı bulduğunuzda farkı görecek ve ne demek istediğimi çok daha iyi anlayacaksınız.

  • Ne yapıyorlar ki sanki, sadece dinleyip gönderiyorlar : Dinlemek anlamanın ilk ve en önemli koşuludur ancak tabi ki bir dozu olmalı. Bir uzman sizi sadece dinleyip not alıyor ve hiç bir yorum yapıyorsa ikinci seanstan sonra gitmemenizi öneririm. Çünkü işimiz sadece dinlemek değil, kişiye sorunlarının çözümüyle ilgili gerçekçi ve işlevsel çözüm önerileri sunmaktır.​

  • Arkadaşlarım da aynı önerilerde bulunuyor : Sorunlarınızı ailenizle, akraba veya dostlarınızla da paylaşabilirsiniz. Hatta bizim verdiğimiz önerilere çok benzer önerilerde de bulunabilirler. Ancak bir uzmanın söylemesi hem bilinç hem de bilinç altı düzeyde çok daha farklı etkiler yaratır. Arkadaşlarınız iyi niyetle sorunlarınızın çözümüne yönelik önerilerde bulunabilirler ancak psikoloji eğitimleri ve deneyimleri olmadığından aynı zamanda sorunlarınızı iyice içinden çıkılmaz bir hale de getirebilirler. Ayrıca objektif olamayacakları için verdikleri öneriler arkadaşlığınızın bir gün bitmesine de yol açabilir. Bu yüzden siz siz olun, mutlaka profesyonel bir desteğe yönelin derim.

İnsanla ilgili her hizmet türünde olduğu gibi psikolojik danışmanlık sürecinin de bazı etik ilke ve kuralları bulunmaktadır. Psikolojik Danışmanlık desteğinin etik ilkeleri nelerdir? Gelin hep birlikte bir göz atalım.

Gizlilik İlkesi : Psikolojik Danışmanlık sürecinde danışanlara ait tüm bilgiler gizli tutulmak zorundadır. Bu ilke hem etik (ahlaki) açıdan hem de yasal açıdan zorunludur. Tataker Psikolojik Danışmanlık Merkezinde tüm danışan bilgileri üst düzey şifrelemeyle korunmaktadır. Danışanlara ait hiç bir bilgi 3. şahıslarla (akrabalık bağları olsa dahi) paylaşılmaz. Adli kurumların danışanla ilgili bilgi talep etmesi durumunda, yasal zorunluluk gereği sadece teknik bilgiler rapor edilir. (seans tarihleri, genel konu vb.) Gizlilik İlkesi sadece kişinin kendisine ve çevresine zarar verme veya suç işleme ihtimallerinde bozulabilir.

Gönüllülük İlkesi : Psikolojik Danışmanlık tamamen gönüllülük ilkesine göre sunulan profesyonel bir destektir. Kişinin sorunlarının farkında olması, sorunlarıyla yüzleşmesi ve psikolojik destek almayı istemesi son derece önemlidir. Kişinin aile, arkadaş veya akraba tarafından kandırılarak ve uzmanla gizli bir anlaşma yapılarak psikolojik danışmanlık sürecine çekilmeye çalışılması Gönüllülük İlkesine ters düştüğü gibi, bu tarz bir dolaylı destek vermeye çalışma kişiye hiç bir fayda sağlamayacaktır. Bu nedenle psikolojik destek almasını gerekli gördüğünüz bir yakınınız varsa ona sadece önerin ve kararı ona bırakın. Psikiyatrik sorunlar bu ilkenin dışındadır.

Güven İlkesi : Psikolojik Danışmanlık karşılıklı saygı ve güven üzerine kurulu profesyonel bir destektir. Yıllar içinde pek çok danışanım bana şu soruyu yönelttiler : “Tunç Bey size güvenebilir miyim”, benim yanıtımsa “Bana güvenip güvenemeyeceğinize siz karar verirsiniz” olmuştur genellikle. Bir uzmanın mesleki anlamda güvenilir olup olmadığını anlamanızın en iyi yolu o uzmandan daha önce destek almış gerçek kişilerin uzmanla ilgili yorumlarını incelemenizdir. Ayrıca uzmanın özel yaşamı, işine duyduğu saygı ve daha pek çok faktör ona güvenip güvenemeyeceğinizi anlamanızı sağlayacaktır. Güvenemediğiniz bir uzmana iç dünyanızı açmanız mümkün olamayacağından ondan alacağınız destek de sizin için zaman ve para kaybı olacaktır.

Empati İlkesi : Psikolojik Danışmanlık sürecinde uzman, danışanına karşı içten, samimi ve empatik olmalıdır. Danışan uzmanın yanında kendisini güvende hissetmeli ve iç dünyasını asla yargılanmayacağından emin olarak içten ve samimi bir şekilde uzmana açabilmelidir. Bir çok uzman empatik yaklaşacağı sözünü verirken içten içe ya da mimikleriyle danışanını yargılar ve bunu danışana hissettirir. Psikolojik Danışmanlık sürecimizde benimle paylaşacağınız hiç bir konuyla ilgili ASLA yargılanmayacağınıza emin olabilirsiniz.

Bir Psikolojik Danışman olarak, kazandığım bilgi beceri ve farkındalıklarımı benden yardım isteyen danışanlarımın yararı için kullanacağıma; danışanlarıma karşı din, dil, ırk ve cinsiyet bakımından ayrımcılık yapmayacağıma, danışanlarıma daima saygılı davranacağıma, danışanlarımı hiçbir şekilde kendi maddi ya da  psikolojik ihtiyaçlarımın doyum aracı olarak kullanmayacağıma, meslek yaşamım boyunca bir Psikolojik Danışman olmanın bilinci ve sorumluluğunu hissederek, kendimi ve mesleğimi geliştirmek için çaba harcayacağıma AND İÇERİM.

Bu kategorideki diğer yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: © Tüm Hakları Saklıdır